Peugeot 3008 – Test Sürüşü ve Fotoğraf Çekimi

Peugeot 3008 – Test Sürüşü ve Fotoğraf Çekimi
5 (100%) 4 votes

Peugeot 3008 ile buluşma hikayem bu sefer biraz farklı. Autoshow ve Canon Türkiye ile birlikte yaptığımız projelerin haricinde bir test sürüşü ve fotoğraf çekimi gerçekleştirdim. Bu imkanı verdiği için Peugeot Türkiye’den İpek Hanım’a sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. Umarım ilerleyen zamanlarda da diğer Peugeot modellerini test etme ve fotoğraflama imkanım olur diyerek, Test Sürüşü izlenimlerimi sizlere aktarmaya başlamak istiyorum.

Peugeot ilk 3008’i 2009 yılında tanıtmıştı. İlk kasasını dış görünüm olarak baya hantal görüntüsü vardı. Özellikle aracın bitim noktalarının aşağı doğru bir çizgi izlemesinden dolayı tasarıma gözüm alışamamıştı. Bu kasayı eskisiyle kıyaslamak gerekirse, Peugeot 3008 resmen evrim geçirmiş diyebilirim. O hantal görünüm yerine çakı gibi bir delikanlı gelmiş. Fotoğraflarda gördüğünüz ateş kırmızı rengi ile otomobili kullanırken dışardan meraklı gözlerin otomobili ince ince kestiğini görebiliyorsunuz. Peugeot 3008, Tasarımsal olarak baştan aşağı değişmiş ve artık tam anlamıyla  SUV sınıfına yakışır bir otomobil olmuş.  Eski modele göre otomobilin boyu 82mm uzarken, genişliği de 4mm artmış. Otomobili yere 15mm daha yakınlaşmışken, dingil mesafesindeki artışta 62mm olmuş. Bu sayede ise selefine göre bagaj boyutları da artmış.

Peugeot 3008’e önden baktığımız zaman ihtişamlı bir ızgara ve değişik tasarımlarıyla kendine baktırtan ön farları görüyoruz. Ön farkların altında da sis farlarımız bulunuyor. Kaputla ızgaranın birleştiği nokta baya bir yukarı konumlandırılmış ve bu tasarım sayesinde otomobil kendisine güvenen, hırçın bir duruşu kavuşmuş.  Alt tarafta konumlanan hava girişleri ise bu hırçın tasarımı tamamlayan diğer bir öge olmuş.

Yandan baktığımı zaman Peugeot 3008’e hareket getiren iki çizgi görüyoruz. Bu çizgiler otomobilin tasarımındaki dinamikliği arttırıyor. Bununla beraber ön farların bitişinden ikiye ayrılıp otomobilin arkasına kadar devam eden krom çıtalar 3008’e ayrı bir hava katılıyor. Aynı şekilde kapıların alt kısımlarına da krom çıtalar bu tasarımı desteklemiş. Gövde rengi yerine siyah renk tercih edilen aynalar özellikle panoramik tavanla beraber uyumlu duruyor.Çift renk jantlar ise yandan görünümdeki bütünlüğü sağlamış. Yukarı sağ tarafta görmüş olduğunuz alandaki krom tasarım ise, Peugeot’un konsept otomobili HX1’den alınan güzel bir ayrıntı olmuş. Bununla beraber GT Line olan test otomobilimizin amblemi de bu parçanın sağ altında konumlandırılmış.

Peugeot 3008’in arkasına baktığımız zaman yine selefine göre büyük bir fark görüyoruz. Özellikle arka stoplar kısmına dikkatinizi çekmek istiyorum.

Peugeot bu stopları tasarken logosunda bulunan aslanın pençelerinden ilham almış ve ortaya bu stoplar çıkmış. Stopların arasında ise piano black bir alan ekleyerek bütünlüğü tamamlamışlar. Arka cam biraz ufak gözükebilir ama kullanım sırasında herhangi bir sıkıntı yaşatmıyor. Zaten hali hazırda bulunan arka kameradan arka tarafı görebiliyorsunuz. Bu özelliklere sahip bir otomobil için tek gözüme çarpan nokta ise bu kameraların çözünürlüğü oldu diyebilirim. Bununla beraber direksiyonu çevirdiğiniz açıyı da gösteren kılavuz çizgilerini yine LCD ekranda görmek mümkün. Aynı zamanda otomobilin ön tarafında da bir  kamera bulunuyor. Otomobilin arkasında bulunan 2 adet egzoz çıkışının tek bir yerde toplanmamış olması, arka taraftan baktığınız zaman bütünlüğü sağlamış. Genellikle otomobillerde maliyetten kısmak için tek taraftan egzoz çıkışı yapılıyor ve arkadan baktığınız zaman bir bütünlük göremiyorsunuz ancak Peugeot 3008’te böyle bir durum söz konusu değil. Arkadan baktığınız zaman gayet simetrik ve şık duruyor.

Peugeot 3008’un bagajı da yine selefine göre büyümüş. Peugeot 3008 bizlere 520 litre bir bagaj alanı sağlıyor. Arka koltukları da katlarsanız bu alan 1482 litreye kadar yükseliyor. Test otomobili gayet dolu bir otomobildi ve bu otomobilde bagaj kapağı otomatik açılıyor ve yine tuşla kapatılabiliyor. Bunların dışında eğer eliniz dolu ise Peugeot 3008’in egzozlarının arasına ayağınızı uzattığınız zaman bagaj yine otomatik olarak açılabiliyor.

Peugeot 3008’in içini gerçekten çok beğendim. Özellikle otomobilde bulunan mavi ledler otomobilin dinamizmini yükseltiyor. Peugeot 3008’in sürücü koltuğuna ilk oturduğum zaman 208 ve 308’deki gibi ufak bir direksiyonla karşılaştım. Bu direksiyon hakkında şüphelerim vardı ancak, kullanırken bu kadar keyif vereceğini hiç düşünmüyordum. Otomobili kullanırken resmen go-kart hissiyatı elde ediyorsunuz.

Peugeot 3008’ün içine genel olarak baktığımız zaman ise yukarıdaki gibi bir görüntü bizleri karşılıyor. Kapı yanları ve göğüs kısmına baktığımız zaman kumaş bir malzemeyle karşılaşıyoruz. Bu malzeme otomobile güzel ve değişik bir hava katmış. Daha öncesinde buna benzer bir malzemeyi BMW i3 serisinde görmüştüm.

Bir diğer akıllara gelecek soru ise, kullanırken, direksiyon kadranların görülmesini etkiliyor mu oluyor tabii ki. Boyum 1.76 ve kadranı tam olarak görebiliyordum. Kadran demişken öyle küçümseyip geçmeyelim. Tam 12.3″ boyutunda bir LCD kullanılmış. Bu LCD’nin çözünürlüğü gerçekten çok çok iyi. Peugeot’un I-Cokpit adını verdiğini bu kokpit konsepti gerçekten ismini hak ediyor diyebilirim. Direksiyon üzerinden tek tuşla kadranın görüntüsünü değiştirebiliyorsunuz. 5 Adet farklı kadran tasarımı bizlere sunulmuş. Yukarıda bahsettiğim mavi led şerit kadranında altında yer alıyor. Benim gözümü hiç rahatsız etmedi ama rahatsız olan kullanıcılarda unutulmamış ve kadranın sol tarafına açıp kapama imkanı sağlayan tuş konumlandırılmış.

12.3 inçlik dev kadran yetmediyse yanında bir de 8 inçlik dokunmatik ve kapasitif bir LCD konumlandırılmış. I-Cockpit ismini hak etmesini sağlayan bir diğer neden ise burada gizli. Otomobilin bütün ayarları bu LCD üzerinden yapılıyor. Otomobilde en çok hoşuma giden özellik ise kesinlikle Masaj kısmı oldu. 5 farklı ayrı bölgeye 4 ayrı güçte masaj yaptırtabiliyorsunuz. Bu özelliğe alıştıktan sonra diğer otomobiller ne yazık ki yavan geliyor 🙂

Yukarıdaki fotoğrafta gözüktüğü gibi aslan pençelerinin tırnaklarını andıran bu tuşlara basıp, otomobilin bütün ayarlarını buradan değiştiriyorsunuz. Sırasıyla, Müzik, Havalandırma, Navigasyon, Otomobil Ayarları, Telefon ve Diğer ayarları buralardan değiştirebiliyorsunuz.  Otomobillerde artık en çok baktığım şey kolay kullanılabilirlik. Daha önce test ettiğim bazı otomobiller arasında 3-4 günlük test süresinde çözemediğim ayarları olmuştu. Ancak 3008’de böyle bir şey yaşamadım. Tabii ki, bir alışma süreci gerekiyor sonrasında çok rahat bir şekide bütün ayarlarınızı LCD üzerinden yapabiliyorsunuz. Bu alanın hemen altında bulunan bölgede, telefonunuzda kablosuz şarj özelliği var ise telefonunuz kablosuz şarj edebiliyorsunuz. Gerçekten çok güzel bir özellik. Yine fotoğraftada görüldüğü üzere bir adet USB girişi ve bir de çakmaklık görüyoruz.

Vites kısmına geldiğimiz zaman ise değişik bir tasarım bizleri bekliyor. Peugeot 3008 ile yenilikçi ve verimli EAT6 (Efficient Transmission) 6 ileri vitesli otomatik şanzımanı yüksek verimli tork konvertörü ve hızlı vites değiştiren Quickshift teknolojisi sayesinde mükemmel performans verileri sunuyor. Üstünde el tutması rahat ve güzel bir tasarım kullanılmış. Sol tarafında bulunan unlock tuşu ile kilidi açıp geriye geçmenizle vites D konumuna geliyor. Alıştığımız viteslerin dışında Park moduna almak için vitesin üstünde konumlandırılan P tuşuna basmamız yeterli oluyor. Manuel moda geçiş için ise yine tuşa basmamız ya da direksiyon arkasındaki kulakçıklarla vites değişikliklerini bu kulakçıklar yardımı ile yapabiliyorsunuz. Kulaklıkçıkların hassasiyeti ve vites tepkileri gerçekten başarılı. Bunların dışında vitesten kol dayamaya gelirken ise Sport tuşunu görüyoruz. Bu tuş sürüşünüzü daha dinamik hale getiriyor ve sürekli devirli olarak gitmenizi sağlıyor. Gaz tepkisini de gayet keyifli hale getiriyor.  İki adet bardaklık ve büyük bir kol dayama alanı görüyoruz. Kol dayama alanı aynı Mercedes’ler gibi ortadan açılıyor ve bizlere gerçekten çok büyük bir alan sağlıyor.

Peugeot  3008’de bulunan panoramik tavan otomobilin bütün aurasını değiştiriyor. Dıştan baktığınız zaman renk kombinasyonu olarak kusursuz dururken, içine bindiğiniz zaman ise harika bir ferahlık sağlıyor. Aynı zamanda panoramik tavanın yanında bulunan ambiyans aydınlatmaları özellikle arka koltukta seyahat eden kullanıcılar için harika bir ambiyans oluşturuyor. Arka koltuklarda oturma mesafesinden bahsetmek gerekirse 1.76’lık boyumla arka koltukta baya rahat oturduğumu belirtmek isterim. Diz mesafesi gayet yeterli. 3008’de şaft tüneli yok denecek az olduğu için orta koltukta seyahat edenler için güzel bir yolculuk deneyimi sunuyor.

Peugeot 3008’de tüm günümüz teknolojileri bulunuyor.  Şerit Takip Sistemi, Mesafe Takip Sistemi, ve Kör Nokta Uyarı Sistemi, Hız Sabitleyici

Tüm bu teknolojiler, özellikle sürekli bir gözü cep telefonunda olan kişiler için çok önemli. Şerit değiştirirken eğer görmediğiniz alanda bir otomobil var ise aynalarda turuncu bir ışık beliriyor. Böylelikle kör noktada başka bir otomobil olduğunu görüyoruz. Bunların dışında öndeki otomobile çok yaklaştığınız zaman interaktif kadranda uyarı beliriyor ve fren yapmanız gerektiğini yazıyor.

Teknik detaylara gelecek Peugeot 3008, 1600cc 120 beygirlik motoruyla test ettim. Gaz tepkileriyle, çekişiyle gayet tatmin edici bir güce sahip diyebilirim. Eğer sport moduna alırsanız, her anı değerlendirip sürekli düşük vitese alıp, bir sonraki vitese hazırlık yapan bu modu sevdiğimi belirtmek isterim. 0-100 hızlanmasına baktığımız zaman ise 8.9 saniye gibi bir değerle karşılaşıyoruz. Şehir içi ortalama yakıtı ise fabrika verilerine göre 5.7 litre olarak açıklanmış. 3008’de kullanılan bu motorun 2015 ve 2016’da yılın motoru ödülünü 2 kere üst üste aldığının da altını çizmek isterim.

 

Başlangıç fiyatı (Şubat 2017) şu an için 109.000TL. Benim test ettiğim modelin tam adı  3008 GT-Line 1.6 BlueHdi 120hp EAT6.

Bu incelemeyi beğendiyseniz, aşağıdaki bağlantıdan beğenmeyi ve paylaşmayı unutmayın 🙂

Diğer fotoğrafları aşağıdaki galeriden görebilirsiniz.

Şubat 2017 / Mert Gündoğdu

Yorum ve Sorularınızı Paylaşın

Yorumlar